• Anasayfa
    • Hakkımızda
    • Yayınlar
      • Yargı Kararı
      • Makale
      • Kitaplar
    • İletişim
    • tr
      • tr
      • en
    • Anasayfa
    • Hakkımızda
    • Yayınlar
      • Yargı Kararı
      • Makale
      • Kitaplar
    • İletişim
    • tr
      • tr
      • en
    Dava Şartları 2

    Dava Şartları 2

    • Ocak 27, 2026

    Davanın açılması üzerine mahkeme, davacı ve şartların mevcut olması halinde davalı arasında üçlü ilişki kurulmuş olacaktır. Dava şartlarının mevcut olup olmadığı davanın açılma zamanına göre belirlenecektir. Davanın açılması aynı zamanda mahkemeye önüne gelen uyuşmazlığı “inceleme ve sonlandırma” görevi de yüklemektedir. Bu arada, ileride tartışılacak olmasına rağmen kabul edilen bir başka görüşe göre bazı ilk inceleme konularının davanın başında bulunmaması karşın davanın ilerleyen aşamasında bunların tamamlanması durumunda davaya devam edilmesi usul ekonomisi anlamında yerinde olacağı tam tersine
    şartların sonradan yitirilmesi halinde de yine davaya devamda fayda sağlayacağı ileri sürülmektedir 1 . Dava şartları nedeniyle reddi gereken bir ihtilafın dahi mahkeme önüne götürülmesi üzerine yargılama süreci başlamaktadır. “Dava şartının bulunmaması nedeniyle mutlaka reddedilecek olan bir dava, henüz reddedilmeden önce, aynı taraflar arasında, aynı konuda ve aynı sebebe dayanarak yeni bir dava açılırsa, bu ikinci dava derdestlik itirazı ile karşılaşabilir ve bunun üzerine ikinci davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi” 2 dava şartına bağlı reddedilecek davanın görülmekte olan uyuşmazlık, derdest olarak nitelendirilmesine dayanmaktadır. Başka ifadeyle, dava şartının yokluğu sebebiyle davadaki talebin reddi davanın açılmaması sonucunu doğurmaz, kararın verildiği andan itibaren hukuki sonuçlarını doğurur. Bunun anlamı, dava şartı bulunmamasına rağmen açılan dava reddedilene kadar devam eden bir dava olarak kabul edilmektedir. Dava şartlarının bulunmadığı davanın ilerleyen aşamalarında anlaşılır ise, mahkeme korunması istenilen hakkın özüne, esasına girmeden talebi usulden reddetmelidir. Buna göre, usul hukuku ve maddi hukuk tarafından getirilen şartlar aynı seviyededir. Aralarından temel fark, kamu düzeni sebebiyle usul hukukuna tabi olanların kendiliğinden incelemeye tabi tutulmasıdır. Dava şartlarının kaynağı usul hukukudur ve maddi hukuktan dava şartı çıkartılması yerinde

    1 Bunun tam tersine, Kuru, dava şartlarının dava boyunca bulunması gerektiğini belirtmektedir. (Kuru, Dava
    Şartları, s. 144.) Yargıtay’ın İçtihadı Birleştirme kararında da aynı Sayın Kuru’nun değinilen görüşüne yer verilerek şu ifadeler kullanılmıştır: “…Hemen belirtmek gerekir ki, dava şartlarının davanın açıldığı tarihten hükmün kurulduğu tarihe kadar aynen bulunması temel bir usul kuralıdır. Hakim, daha davanın başında, dava şartlarının mevcut bulunup bulunmadığını kendiliğinden (re’sen) araştırmak zorundadır. Bir dava şartının bulunmadığını tes(p)it etmesi halinde işin esasına girmeden davayı usul yönünden reddetmelidir. Ancak bu yön ihmal edilmiş ve işin esasına girilmiş olması halinde, dava görülmekte iken başlangıçta noksan bulunan dava şartı da gerçekleşmişse artık davanın usulden reddedilmeyip esastan tetkikle çözüme ulaştırılması gerekir. Nitekim doktrindeki baskın görüş de bu yoldadır. (… Bir dava şartının noksan olmasına rağmen esasa girilmiş ve dava sırasında o dava şartı noksanlığı ortadan kalkmış ise, hüküm anında bütün dava şartları tamam olduğundan, davanın esası hakkında karar verilir. Yeni dava, dava şartlarının başlangıçta noksan olduğu gerekçesiyle usulden reddedilemez). (Prof. Dr. Baki Kuru, HUMK. adlı kitabı, 1979 bası, cilt:1, sayfa 899)” (www.lexpera.com.tr, Erişim tarihi: 06.09.2024). Değinilen karar, babalık davasının açılabilmesinin nesebin reddedilmiş olmasına yönelik dava şartından doğmuş, dava devam ederken dava şartı ortadan kalkmıştır. Bu noktada önemli olan bu içtihadın idari yargıda ilk inceleme konularında ihyanın mümkün olup olmadığına yönelik uygulama alanı olup olmadığının tartışılmasıdır.
    2 A.y., (3) nolu dipnot.

    olmayacaktır. İYUK’nunda da aynı şekilde ilk inceleme konularında eksiklik bulunmadığı takdirde maddi hukuka, esasa ilişkin inceleme yapılacağı düzenlenmiştir 3 .

    Bu bağlamda, dava şartları usul hukukuna ait bir müessese olup, davacının iddiası hakkında esasa geçilerek karar verebilmenin ön koşulunu oluşturmaktadır. Dava şartlarının “gayesi, bir davanın esası hakkında incelemeye geçilebilmesi için gereken bütün şartları ve bunların incelenmesi usulünü tespit etmek, böylece mahkemelerdeki davaların daha çabuk ve ekonomik bir şekilde neticelenmesine yardımcı olmaktır” 4 . Ayrıca, dava şartları kamu düzenine ilişkin olduğundan tarafların bunlar üzerinde tasarruf edebilmesi, anlaşma yapmaları mümkün değildir 5 . İYUK’nunda tarafların usule ilişkin konularda sözleşme yapması mümkün
    değildir. Özellikle idarenin vereceği cevap dilekçesi veya sunacağı beyan dilekçelerinde usuli hükümlerin uygulanmaması veya öncelikli uygulanmasını talep etme hakkı bulunmamaktadır. HMK’da ön inceleme, İYUK’nda ilk inceleme emredici nitelikte olduğundan hakimin veya mahkemenin kanunda belirtilen- belirtilmeyip kapsamında kalan- konularda takdir yetkisi bulunmamakta, ihmal etme veya gözardı etmesi mümkün olmamaktadır. Bunun istisnasını mahkemenin ilk inceleme konularına yönelik eksikliğe ilişkin tespitine rağmen hakkaniyete uygun davranmasını gerektirebilir; bu da tarafların daha ziyade davacının lehine geniş yorum
    yapılmasını zorunlu kılabilir. Dava şartları, mülga Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nda açıkça düzenlememişti.

    HUMK’nun (188)’inci maddesinde “itirazatı iptidaiye davanın bidayetinde esasa girişilmezden evvel hep birlikte dermeyan edilmezse bir daha mesnu olmaz. / Hakimin re’sen nazarı dikkate alması kanunen iktiza eden hususlarla 98’inci madde hükmü mahfuzdur” cümlesi bulunmakta, dava şartlarının yasal dayanağını (188)’inci maddesinin (2)’nci fıkrasında yer alan “hakimin resen dikkate alacağı” ifadesine dayandırılmaktaydı. (2011) yılında yürürlüğe giren (6100) sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (114)’üncü maddesinde dava şartları açıkça düzenlenmiştir. Anılan Kanunda “dava şartları” şunlardır: “a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması, b) Yargı yolunun caiz olması, c) Mahkemenin görevli olması, ç) Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması, d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu
    olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması, e) Dava takip yetkisine sahip olunması, f) Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip
    3 Furkan, “Dava Şartı”, s. 87.
    4 Kuru, “Dava Şartları”, s. 110.
    5 Tanrıverdi, Medeni Usul, s. 751.

    olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması, g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması, ğ) Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi, h) Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması, ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması, i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması, (2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır.” Hukuk Muhakemeleri Kanununun (115)’inci maddesinde, “mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş
    ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez” ifadesi yer almaktadır. Dava şartları, uyuşmazlığı çözümleyecek mahkeme, taraflar ve dava konusu olmak üzere üç ana başlıkta incelenmektedir. a) Mahkemeye ilişkin olanlar, uyuşmazlığı Türk
    Mahkemelerinin yargı hakkının bulunması, yargı yollarının hukukiliği, mahkemenin görevli ve yetkili olması; b) Taraflara ilişkin olanlar, taraf ehliyetine, menfaate(hukuki yarar), dava ehliyetine, dava takip yetkisine, vekile, kanuni temsilciye, yargılama giderlerine ilişkin hükümler; c) Dava konusuna ilişkin olanlar, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması, kesin hükmün bulunmaması, derdestlik, gibi hususlardır. Bunların yanında,
    kanunlarda özel olarak düzenlenen dava şartları da bulunmakta; “İcra İflas Kanunu (227)’inci maddesinde düzenlenen iptal davasının açılabilmesi için aciz vesikasının varlığı, terk sebebi ile boşanmada ihtar” özel kanunda yer alan dava şartına örnek verilebilmektedir 6 . Henüz kanuni düzenleme yapılmadan önce de Kuru, “Dava şartlarını muayyen bir sıraya tabi tutmak gerekir. Belirli bir dava şartının bulunmaması halinde, diğerlerinin
    incelenmesine lüzum kalmayacak ise, o zaman ilk önce o dava şartının mevcut olup olmadığı incelenmelidir. Buna göre, ilk önce mahkemeye taalluk eden dava şartlarından işe başlamak gerekir. Zira, mahkemeye taalluk eden dava şartlarının kendi aralarındaki inceleme sırası da

    6 H. Yavuz Alangoya, Medeni Usul Hukuku Esasları, İstanbul, 2000, C. I, s. 175.

    yargı hakkı, yargı yolu ve görev ve yetki şeklinde olmalıdır. Mesela, mahkeme yargı hakkını haiz değilse, artık görevli olup olmadığını incelemeye lüzum yoktur. Mahkemeye taalluk eden dava şartlarından sonra, taraflara taalluk eden ve en sonra da dava konusuna taalluk edenler inceleme konusu yapılması” 7 gerektiğini belirtmiştir.
    Dava şartlarının yargılamanın başında ve devamında olması gerektiği belirtilmiş idi. Bunun yanında, davanın ikamesi anında olmayan ve hâkim tarafından belirlenemediğinden dolayı davanın reddine neden olacak bir dava şartının sonradan ikame edilmesi(gerçekleşmesi) halinde davaya devam olunabilir. Zira, hüküm anında dava şartları tamam olup, mahkeme diğer usul şartlar ve esas hakkında görüş beyan edebilecek yeteneğe
    kavuşmuştur. Veya bu örneğin aksine, davanın başında bulunan dava şartının, mahkemece esasın karara bağlanacağı anda ortadan kalkması halinde, bu durum dava şartı ile korunan menfaate üstün nitelik taşıyor ise davanın esası hakkında karar verilebilir. Bu voluşturulur. Bu halde, özellikle davacı açısından mahkemenin esasa yönelik inceleme yapacağı konusunda bir beklenti ortaya çıkacak, mahkemenin belirgin bir hukuka aykırılığı tespit edemeden yargılaması devam ettirmesi ve sonrasında usulden talebi reddetmesi “sürpriz karar yasağı”
    kapsamında olabilecektir. Medeni Usul Hukukunda taraflara mutlaka hukuki “dinlenilme hakkı” verilmesi iddia edilmişse de 8 bunun İdari Yargılama Usulünün özelliği gereği dikkate alınması mümkün değildir. İdari yargının kendiliğinden araştırma yapması, tarafların iradesi dışında yargılamanın devamı, yargılama malzemesinin taraflardan bağımsız elde edilebilmesi ve her aşamada dava şartlarına yönelik inceleme yapılabilmesi sürpriz karar yasağını engellemektedir. Ayrıca, bazı iptal davaları davacının iradesinden, tasarrufundan bağımsız
    olduğu kabul edildiğinde sürpriz karar yasağının iptal davasında dar kapsamda yorumlanması gerekebilir. Bu noktada bile vurgulanması gereken, davanın esasında değerlendirileceği düşünülen bir maddi delilin taraflarca sunulması veya mahkemece elde edilmesi ayrımı gözetilmeden elde edilmesi halinde tarafların beyanının alınması için delilin tebliğ edilmesidir. Mahkemenin dinlenilme hakkı kapsamında değerlendirmesi gereken delili,
    taraflarca değerlendirmeden kararına gerekçe yapmaması gerekir. Tam yargı davalarında ayrıca, davacının yargılamanın sonuna kadar davanın değerini arttırabilmesi mümkün olduğundan, yargılamanın örneğin temyiz aşamasına kadar devam etmesi üzerine temyizde davanın değerinin arttırılması üzerine bu aşamadan sonra davanın dava şartı yokluğu

    7 Kuru, “Dava Şartları”, s. 145-146.
    8 Furkan, s. 345

    sebebiyle reddedilmesi sürpriz karar yasağının iptal davasına göre daha geniş yorumlanmasına neden olacaktır 9 .

    Kaynaklar

    • Bireysel Başvuru Kararları
    • Borçlar Hukuku
    • İdare Hukuku
    • Makale
    • Yargı Kararı

    Son Yayınlar

    • Bedel Arttırımı- Islah- Faizin Başlangıç Tarihi
    • Dava Şartları
    • Dava Şartları 2
    • TÜRKİYE FUTBOL FEDERASYONUNUN KİMLİĞİ İLE FUTBOLMAHKEMESİNİN HUKUKSAL STATÜSÜ ÜZERİNE BİR ÇALIŞMA 1
    • Kesin Hüküm, İlk inceleme

    TÜRKİYE FUTBOL FEDERASYONUNUN KİMLİĞİ İLE FUTBOLMAHKEMESİNİN HUKUKSAL STATÜSÜ ÜZERİNE BİR ÇALIŞMA 1

    Previous thumb

    Dava Şartları

    Next thumb
    Scroll

    Legal Articles

    • Bedel Arttırımı- Islah- Faizin Başlangıç Tarihi
    • Dava Şartları
    • Dava Şartları 2
    • TÜRKİYE FUTBOL FEDERASYONUNUN KİMLİĞİ İLE FUTBOLMAHKEMESİNİN HUKUKSAL STATÜSÜ ÜZERİNE BİR ÇALIŞMA 1
    • Kesin Hüküm, İlk inceleme

    Contact Us

    Adres: 42 Maslak, Ahi Evran Caddesi, A Blok, Kat: 17, Daire: 8

    Posta Kodu: 34485

    Telefon: 0 (212) 234 71 20

    @2025 Kahraman Berk